Fazla yakıt tüketimine ne sebep olur ?

Selen

Global Mod
Global Mod
Elbette trafik ışığında her durumda motoru kapatmak gibi mekanik bir reçete vermek doğru olmaz. Ancak park etmiş halde uzun süre beklerken motoru gereksiz yere çalıştırmak yakıt tüketimini artırır.

Özellikle arkadaş beklerken:

“Beş dakikaya geliyor.”

Sonra mesaj:

“Abi iki dakika daha.”

İki dakika daha...

Derken otomobil hareket etmeden kilometrelerce yol gidecek kadar yakıt tüketmiş oluyor.

Arabanın navigasyonunda mesafe sıfır, yakıt göstergesinde ise dramatik düşüş.

Motorun Bakımı Bozulduysa Tüketim Artabilir

Eğer sürüş tarzınız değişmediği halde tüketim belirgin şekilde yükseldiyse mekanik tarafta araştırma yapmak gerekir.

Yanlış motor yağı seçimi, sorunlu oksijen sensörü, ateşleme sistemi problemleri, hava-yakıt karışımındaki bozukluklar, kirli filtreler veya başka motor yönetim problemleri yakıt tüketimini etkileyebilir.

Burada “Her şeyi değiştirelim” yaklaşımı yerine teşhis yaklaşımı daha mantıklıdır.

Örneğin yakıt tüketimi aniden yükseldiyse şu sorular sorulabilir:

- Motor arıza lambası yanıyor mu?

- Rölanti düzensiz mi?

- Araç eskisine göre zor mu hızlanıyor?

- Egzozdan alışılmadık bir koku geliyor mu?

- Soğuk veya sıcak çalışmada belirgin değişiklik var mı?

- Lastik basınçları normal mi?

- Son bakım ne zaman yapıldı?

- Yakıt tüketimi gerçekten ölçüldü mü?

Özellikle ciddi bir sensör veya motor yönetim problemi varsa tüketimde büyük değişiklikler görülebilir. Enerji Bakanlığı, arızalı oksijen sensörü gibi ciddi bir bakım probleminin giderilmesinin bazı durumlarda yakıt ekonomisinde çok büyük iyileşme sağlayabileceğini belirtiyor. The Department of Energy's Energy.gov

Dolayısıyla “Bu araba yaşlandı, artık çok yakıyor” demeden önce arızayı araştırmak daha doğru.

Klima mı Suçlu, Cam mı? İşin Biraz İnce Tarafı

Klima da yakıt tüketimini etkileyebilir. Ancak “Klima açarsan araba iki kat fazla yakar” gibi kesin cümlelere temkinli yaklaşmak gerekir.

Dış sıcaklık, araç tipi, klima sistemi, sürüş hızı ve kullanım şekli sonucu değiştirir.

Yüksek hızlarda açık camların aerodinamik etkisi önem kazanabilirken, düşük hızlarda klima ile açık cam arasında farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Yani yaz sıcağında “Yakıt harcamayayım” diye bütün camları sonuna kadar açıp otoyola çıkmak her zaman ekonomik bir strateji değildir.

Bir de yazın şu klasik durum var:

Araç güneş altında saatlerce kalıyor.

İçerisi sauna.

Kapıyı açıyorsunuz.

Sanki otomobil değil fırın.

Sonra klimayı sonuna kadar açıyoruz.

Daha akıllı yaklaşım, mümkünse gölgeye park etmek, ilk aşamada kabindeki aşırı sıcak havayı uzaklaştırmak ve klimayı makul şekilde kullanmak olabilir. Enerji Bakanlığı da sıcak havalarda aracın içindeki aşırı sıcak havayı önce uzaklaştırmanın klima yükünü azaltabileceğini belirtiyor. The Department of Energy's Energy.gov

Şehir İçi Kullanım Neden Bazen Yakıt Canavarı Yaratıyor?

Kısa mesafeler, sık dur-kalk, yoğun trafik ve yokuşlar yakıt tüketimini yükseltebilir.

Örneğin her gün 3 kilometrelik işe gidiş geliş yapan bir araç, teorik olarak “az kilometre yapıyorum, dolayısıyla az yakıyorum” düşüncesine rağmen kullanım koşulları nedeniyle beklenenden yüksek ortalama tüketim gösterebilir.

Çünkü otomobil sürekli hızlanıyor, yavaşlıyor, duruyor ve yeniden hareket ediyor.

Üstelik trafik yoğunluğu sürücünün kontrolünde değil.

Bu yüzden şehir içi tüketimini değerlendirirken yalnızca aracın katalog değerine bakmak yanıltıcı olabilir. Katalog verileri kontrollü test koşullarından gelir; gerçek hayattaki trafik, hava, sürüş tarzı ve bakım durumu farklıdır. The Department of Energy's Energy.gov

“Bende Neden Çok Yakıyor?” Diyenlere Küçük Bir Forum Deneyi

Bence tüketim problemini anlamanın en güzel yollarından biri, birkaç hafta boyunca rastgele tahmin yapmak yerine veri toplamaktır.

Depoyu doldurun.

Kilometreyi sıfırlayın.

Normal şekilde kullanın.

Tekrar yakıt aldığınızda kaç litre aldığınızı ve kaç kilometre yaptığınızı kaydedin.

Sonra:

Tüketim = Alınan yakıt / gidilen kilometre × 100

formülüyle yaklaşık litre/100 km değerini hesaplayın.

Bunu tek depo üzerinden değil, birkaç dolum boyunca yapmak daha sağlıklı bir fikir verir.

Sonra sürüş koşullarını da not edin:

“Bu hafta çok trafik vardı.”

“Bu hafta uzun yola çıktım.”

“Klima sürekli açıktı.”

“Lastik basıncı düşüktü.”

“Bagaj doluydu.”

Bir süre sonra otomobilin davranışını gerçekten görmeye başlarsınız.

Belki problem arabada değildir.

Belki de pazartesi sabahları İstanbul trafiğinde, cuma akşamları bagaj doluyken ve her kırmızı ışıkta Formula 1 startı vererek kullandığınız için tüketim yükseliyordur.

Sonuç: Yakıt Tüketimi Bir Dedektiflik Hikâyesidir

Fazla yakıt tüketimini tek bir parçaya bağlamak çoğu zaman doğru değil.

Sürücü davranışı, lastik basıncı, araç ağırlığı, rölanti, trafik, yüksek hız, klima, bakım durumu ve mekanik arızalar birlikte değerlendirilmelidir. Nitekim güvenilir yakıt ekonomisi kaynakları da araç verimliliğinin birden fazla değişkene bağlı olduğunu özellikle vurguluyor. The Department of Energy's Energy.gov+1

Bence bu konunun en güzel tarafı da burada.

Otomobil aslında bize sürekli ipucu veriyor.

Yakıt tüketimi arttı mı?

Motorun sesi değişti mi?

Araç eskisi kadar rahat hızlanmıyor mu?

Lastikler doğru basınçta mı?

Bagajda gerçekten gerekli olmayan 40 kilo eşya mı var?

Trafikte sürekli gaz-fren-gaz-fren mi yapıyoruz?

Yoksa otomobil gerçekten teknik bir problem mi anlatıyor?

Belki de asıl soru “Arabam neden çok yakıyor?” değil.

“Arabam bana ne anlatmaya çalışıyor?”

Çünkü bazen cevap kaputun altında değil, sürücünün sağ ayağında oluyor. Bazen lastikte, bazen bakım geçmişinde, bazen de bagajda üç yıldır taşınan o gizemli kutuda.

Ve o kutunun içinde ne olduğunu hâlâ bilmiyorsanız, belki de önce onu açmanın zamanı gelmiştir.
 
Üst